ESHAB-I KEHF KÜLLİYESİ

                Eshab-ı Kehf’in, dünyada 33 ülkede ve Türkiye’nin muhtelif yerlerinde bulunduğu rivayet edilmektedir. Eshab-ı Kehf’ in İspanya’ da, İtalya’ da, Yunanistan’ da, Kıbrıs’ ta, Ülkemizde ise Tarsus’ ta, Efes’ te ve İlçemizde olduğu iddia edilmekle birlikte, Neden Afşin; Yapılan  bilimsel  araştırmalar  Eshab-ı Kehf’ in bu bölgede olduğu tezini güçlendirmektedir.

1. Afşin’ de kullanılan Yedi Uyurlara ait isimlerin sıklığı (% 5)  

2. Hıristiyanlığın doğuşuyla beraber tarihsel gelişim çemberine uygun coğrafyadadır. 

3. Tarihinin en yakın döneminden itibaren insanların teveccühü buraya olmuştur.

4. Roma, Selçuklu, Dulkadiroğulları ve Osmanlı dönemlerinde  kilise, cami, ribat ve kervansaray yapılmıştır. 

5. Kuran-ı Kerim’ deki Kehf Suresindeki tanımlamaya uygundur. 

                Eshab-ı Kehf ile ilgili yapılan araştırmalarda, araştırmacılar ( Prf. Dr. Faruk SÜMER, Dr. Franz BABİNGER, Ali AFŞAROĞLU vs.) diğer bölgelerde yapmış oldukları incelemeler sonucunda Eshab-ı Kehfin Afşin’ de (Efsus) olduğu konusunda birleşmektedirler.

                Bunlardan Alman Şark Enstitüsü Başkanı  Dr. Franz BABİNGER 1957 yılında Eshab-ı Kehf Mağaralarını incelemiş ve şu sözü söylemiştir.        ‘Ben Eshab-ı Kehf’ in yeri olarak Dünyadaki şu yerleri inceledim: İspanya’ da, İtalya’ da, Yunanistan’ da,Kıbrıs’ ta, Efes’te, Tarsus’ ta ve son olarak Afşin’ e geldim. Afşin deki Mağarayı günlerce inceledim. Çevresini, yörenin konumunu vs. her şeyi inceledim. Bir Astronomi Uzmanı, bir Arkeolog, bir Tarih Uzmanı, Dinler tarihini yazan araştıran bir yazar bu mevkii nasıl incelemesi gerekir ise o şekilde inceledim ve şu neticeye vardım : ‘Ya Kuran-ı Kerim’i inkar edeceksin, yada bu mağaranın konumunu değiştireceksin veya değiştirmekle de olmaz her şeyiyle gerçek fışkıran topraklardan alıp götürmek lazımdır. benim bir araştırmacı olarak hıristiyan aleminden elde ettiğim bilgiler münasebetiyle dünyaya şunu iddia ediyorum : Eshab-ı Kehf, Efsus (Afşin) tadır. ’

                Eshab-ı  Kehf’ in tanıtımı  için,  Afşin  Belediye  Başkanlığınca festival düzenlenmektedir.  Bu yıl festivalin 33. düzenlenecektir. 

                Eshab-ı Kehf’ in tüm dünyaya  tanıtımı  amacıyla ’’Eshab-ı Kehf Külliyesi ve Çevresini Koruma ve Yaşatma Derneği ’’ kurulmuştur. Dernek külliyenin tanıtımı için internette web sayfası hazırlayarak tanıtım faaliyetlerini daha geniş kitlelere yaymaya çalışmaktadır.  

                Dernek çevre düzenlemesi ve diğer konularda faaliyetlerine devam etmektedir.

                Kutsal mağarayıda içine alan Külliye Afşin’in altı km kuzeybatısında küçük bir dağ üzerindedir. Külliyede dört eser bulunur. Bunların üçü külliyenin esasını teşkil etmektedir. Dördüncüsü ise çok sonra Dulkadırlılar zamanında yapılmış bir ilavedir.

                Külliyenin de içinde bulunduğu Afşin K.Maraş iline bağlı ilçe merkezidir. Denizden 1000 metrenin çok üstünde yüksekliğe sahip bir ovanın üzerinde bulunur. Bu ova oldukça geniş olup dört tarafı dağlar ile çevrilidir. Yörenin eski çağ ile orta çağın ilk yarısında, şehri ve merkezi Afşin’dir.   

                Kuran’ı Kerimde; Eshabı-l Kehf mağara arkadaşları demektir. Eshabı-l Kehf ile ilgili ayetler Kuran-ı Kerim XVIII süresinde bulunmaktadır.bu surenin ayetleri mekkede nazil olup Eshabı-l kehf ve Yedi uyurların tanrının mucizesi olduğunu hikmetlerini ve akıbetlerini geniş anlamda kapsamaktadır. Tarih ve Tefsir eserlerinde ise Eshabı-l Kehf hakkında birçok eser bırakılmasa rağmen en detaylı bilgileri zamanın bilim adamlarından Taberi tarafından kaleme alınmıştır. Bu eser daha sonrada bir çok bilim adamına ışık tutarak günümüze kadar gelmiştir. Taberi’nin verdiği bilgilere göre Eshabı-l Kehf Tanrıya iman eden gençler olup, puta tapan bir kavimin mensubu iken Tanrı onlara doğru yolu göstermiş, onların amacı ise Hazreti isa’nın yolundan gitmek ve İslamiyet inancını taşımaktı. O tarihin Hükümdarlarından Dakyanus gençlerin dinlerinden ayrıklarını haberini alınca, onları yakalamaya çalıştı fakat gençler dinlerinde sebat ederek Nihlus adlı bir mağaraya sığındılar. Geceyi geçirmek için girdikleri mağarada yanlarında çiftçi arkadaşlarının köpekleri Kıtmirde bulunuyordu Allah’ın takdiri ile zulümden kaçan gençlerin inançlarıyla yüzyılın süren bir uykuya daldılar ve uyandıklarında zulüm bitmiş olup halkımız arasında bugüne kadar ruhani olarak değerini korumuşlardır.
                Yedi uyurların ismi şu şekildedir: Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Dekarnuş,Şazenuş, Kafetatayuş,

 

 MAĞARA  ARKADAŞLARININ  HİKAYESİ

                Eshabı Kehf hadisesi  kur anı karim de ve diğer semavi kitaplarda Bas-ü bedel mevt(Yeniden dirilme )inancının delilleri arasında gösterilir. Buna göre

                 Efsus yada Yarpuz denilen yerde  Dakyanus (Dakyus) adında bir zalim hükümdar halkı kendisine  ve putlara taptırırmış.  Allah ın varlığına ve birligine inanan bir kaç  genç ise  gizlice ibadet ederek bu zalimin buyrugu dışına çıkarlarmış  Bunu haber alan Dakyanus tan kaçan gençler  kendileri gibi inançlı bir çobana rastlarlar  Çoban ve kıtmir adındaki köpegi de onlara katılır Çobanın  bildigi ve yanında su olan bir mağraya sığınan Eshabül kehf  burada uykuya dalarlar  Kralın vezinleri  mağrayı bulurlar  ançak korkularından içeriye giremezler  Eshabı kehf buradaysa çıkmayıp helak olsunlar diyerek  mağranın ağzını ördürürler             

                Eshabı kehf bir rivayete göre  309 sene bu vaziyette kalırlar  acıktıklarından  bahisle içlerinden Yemliha yı şehre ekmek almaya gönderirler Şehirde Dakyanus zamanından kalma parayla alış veriş yapmak isteyen Yemliha dan şüphelenen halk onu mahkemeye çıkartır  Mahkemede halini anlatan Yemliha  delil için halkı mağranın önüne getirir  Ancak mağrada kendisini bekleyen arkadaşlarının  korkabileceğinden bahisle  içeriye  yalnız girip onlara durumu anlatacağını  söyleyerek ayrılır ve sır olup gider  bu olay zalim Dakyanus tan yüz yıllarca sene sonra  Allah a inanmakla beraber  ahirete ve yeniden dirilmeye  inanmayan halk için müthiş bir mucize olur. Devrin kralının dualarıda böylece kabul olmuş olur.

                 Kuran ı Kerimde yer alan Kehf Suresinde mağara arkadaşlarının durumuna değinilmiş ancak ayrıntılı bilgi verilmemiştir. Kehf  suresinin 9. ayetinde "sen ashabı kehfi ve rakimi kerametlerimizden birimi sandın" sözleri ile                        Hz. Peygambere seslenildikten sonra mağara arkadaşları ile ilgili bilgi verilmeye başlanmaktadır.(Bazı kimseler ) "onlar üçtür dördüncüleri köpekleridir" diyecekler bunlar (Bazılarıda ) onlar beştir altıncıları köpektir diyecektir. Bunlar gaybı taşlamaktır ( Bazıları ise ) onlar yedidir  sekizincileri köpekleridir diyeceklerdir  De ki: Onların sayılarını  Rabbim daha iyi bilir Onlar hakkında  bilgisi olan çok azdır. O halde  onlar hakkında  sana bildirilen  açık deliller dışında   münakaşaya girme ve onlar hakkında hiç kimseden bir şey sorma (Kehf Suresi 22)   

                 Hiç bir şey için (Bunu yarın yapacağım deme  Kehf suresi 23) 

                 Ancak "Allah dilerse yaparım de . Bunu unuttugun taktirde Rabbini an ve "umarım ki Rabbim beni bundan daha yakın olan biryola iletir de  (Kehf suresi 24) 

                Onlar mağaralarında üçyüzyıl  kalmışlardır  buna dokuz yıl daha eklemişlerdir (Kehf suresi  25)

                Kur an ı Kerimde  yedi uyurların isimleriyle ilgili  her hangi bir ibare bulunmamakla birlikte halk arasında isimleri söyledir  Yemliha ,  Mekselina , Mislina Mernuş Debernuş, Sazernuş, Kefeştatayuş , ve köpeklerinin ismi  Kıtmir dir  Tabiriye göre mağara arkadaşlarının reisi mekselena idi  digerlerinden üçü Dakyanus un (Decius) sağ kolu diger üçü ise  sol kolu idiler  kefeştatayuş ise yolda onlara katılan çoban olup kıtmi de onların köpegidir                    

                Selçuklular devrinde Eshab-ül Kehf mağarasının  Afşin yakınlarında olduguna kesin şekilde inanılıyordu bunu 13.yy. birinci yarısında  Selçuklu devletinin  Maraş valisi  Nusretettin  Hasan beyin buraya bir tekke  mescide ve medrese yaptırmasından anlıyoruz mescit incelendiginde Mağranın  mescit  önündeki  küçük kilisenin mescid e katıldığını  kolayca anlayabiliriz    

                Kilisenin burada bulunması  bizi bazı  önemli gerçeklere götürmektedir  Selçuklular devrinde  Külliyenin yapılması esnasında  Burada kilisenin bulunması  Anadolu Hrıstıyanlarınında    mağara arkadaşlarının  burada uyuduklarını gösterir  

                  Eshab ul Kehf in afşin de bulundugu inancı Selçuklulardan sonra  Dulkadiroğlu Beyligi ve Osmanlı devleti zamanındada  buranın ihya edilmesini sağlamıştır

                Kaldıki  Kur-an-ı Kerimdeki  Kehf suresinde yer alan 17. ayette  "Günesi doğdugu  zaman mağralarının sağına  eğilirken  battığı zaman da sol taraftan  onları keser gecerken görürsün" Onlan mağaralarının geniş bir köşesinde idiler............ şeklindeki ibare  incelendiğinde  ve Afşin de bulunan mağarayla karşılaştırıldığında  birebir  uyum gösterdigi bariz bir şekilde görülür 

                Magra arkadaşlarının  Afşin de bulunan mağra da uyudukları  kanıtlar tarafından gösterilmekle birlikte bizim asal vurgulamak istedigimiz   Bu gençlerin Allah a olan mahabbetidir.  

                Kuran’ı Kerimde; Eshabı-l Kehf mağara arkadaşları demektir. Eshabı-l Kehf ile ilgili ayetler Kuran-ı Kerim XVIII süresinde bulunmaktadır.bu surenin ayetleri mekkede nazil olup Eshabı-l kehf ve Yedi uyurların tanrının mucizesi olduğunu hikmetlerini ve akıbetlerini geniş anlamda kapsamaktadır. Tarih ve Tefsir eserlerinde ise Eshabı-l Kehf hakkında birçok eser bırakılmasa rağmen en detaylı bilgileri zamanın bilim adamlarından Taberi tarafından kaleme alınmıştır. Bu eser daha sonrada bir çok bilim adamına ışık tutarak günümüze kadar gelmiştir. Taberi’nin verdiği bilgilere göre Eshabı-l Kehf Tanrıya iman eden gençler olup, puta tapan bir kavimin mensubu iken Tanrı onlara doğru yolu göstermiş, onların amacı ise Hazreti isa’nın yolundan gitmek ve İslamiyet inancını taşımaktı. O tarihin Hükümdarlarından Dakyanus gençlerin dinlerinden ayrıklarını haberini alınca, onları yakalamaya çalıştı fakat gençler dinlerinde sebat ederek Nihlus adlı bir mağaraya sığındılar. Geceyi geçirmek için girdikleri mağarada yanlarında çiftçi arkadaşlarının köpekleri Kıtmirde bulunuyordu Allah’ın takdiri ile zulümden kaçan gençlerin inançlarıyla yüzyılın süren bir uykuya daldılar ve uyandıklarında zulüm bitmiş olup halkımız arasında bugüne kadar ruhani olarak değerini korumuşlardır.


Yedi uyurların ismi şu şekildedir:

Yemliha,

Mekselina

Mislina

Mernuş

Dekarnuş

Şazenuş

Kafetatayuş